Psikiyatrinin Kilometre Taşlarında Bir Yalnız Kurt: Giritli Rasim Adasal
Serpil Bozkurt
“Seksen bir yıllık bir ömrü anlatmak! Onu tarihî bir süreç içinde yeniden keşfetmek! Bir yaşam sürerken ona paralel olarak tarih de ilerliyor ve topluma, tek tek insanlara, mekânlara yapacağını yapıyor. Bir insanın yaşamı, içinde yaşadığı zamandan soyutlanamaz. Adasal’ın da yaşamı isyanlar, kaçışlar, göçler, savaşlar, mütarekeler, işgaller, kurtuluşlar, şark hizmetleri, doğal afetler, devrimler, yeni kurumsal yapılanmalar, hızlı değişimler içinde ve onlarla birlikte sürmüş gitmiş. ‘Tarihe Saygı’ der bir hocam. Ben de öncelikle bunu yapmaya çalıştım. Bir kronoloji doğrultusunda, olaylar olduğunda tam olarak nerede bulunduğunu ve ne yapmakta olduğunu keşfe çıktım ve sanıyorum, tarihî gerçeklere olabildiğince sadık kalabildim. Ayrıca Adasal’ın oldukça yakından tanıdığımız kişilik ve davranış özelliklerini dikkate alarak, hangi durumlarda ne tür davranışlar içerisine girebileceğini ‘abartıya kaçmadan’ gerçekçi kurgularla tamamladım.
Neticede bir tarih veya belgesel yazmak iddiasında değildim; tarihi ve mekânları kesinlikle çarpıtmadan ve kahramanımın onların içindeki yer, durum ve davranışını saptayarak biyografik bir roman yazmaya çalıştım.”
Prof. Dr. Rasim Adasal’ın ikinci kuşaktan yeğeni olan Prof. Dr. Serpil Bozkurt’un; yüzlerce doküman ve fotoğraf tarayarak, Adasal’ın meslektaşları, öğrencileri ve yakınlarıyla şahsi görüşmeler yaparak ve elbette “kaldırım taşı kalınlığında” kitaplar okuyarak iki yılda hazırladığı bu eser hem Türkiye’nin mihenk taşı hocalarından birinin hayatını hem de bir devrin öyküsünü anlatıyor.